A dostlar bilirim ki beni beklersiniz. . . bu kız hani haftaya "Salı" ile başlardı dediniz durdunuz... biliyorum...geldim! yettim :) sevgilerden bir demet ile size merhaba... yüzüyorduk ya arkadiş şimdi de yürüyoruz. haftada 3 tombik tombik de vay tombik adımlar ile yürüyoruz... çok kalabalık olmamak suretiyle hepinizi sahillere... ormanlara... yürümeye beklerim. evet İstanbul'da bu tür aktiviteleri yapmak bir tür lüks, araban yok ise, yalın da yok ise,boğaz kenarında, haklısınız, sabah 6 nasıl gelelim oralara diyorsunuz...neyse çok söz edip sizleri çok fazla özendirmemeyim madem :)
her şeyden önce, tüm ilham kaynaklarım ve anlatacaklarımdan da önce geçen hafta Perşembe gece yarısına 1 saniye kala . . . hayatı iki kez yaşadık... bunun farkına vardık mı? acaba ?! ben varamadım arkadiş... sevindim, seviştim ve uyku yumağına daldım... merak ettim, aramızda var mı o ana tanıklık eden birileri diye... "hayatı 2 kez yaşama şansınız olsa, nasıl yaşardınız ?" bir düşünün bakalım.. yazının burasına en sevdiğim şiirlerden biriyle es veriyorum... ve sizi düşünceleriniz ile baş başa bırakıyorum...
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. . .
A. Behramoğlu
Hayat böyle güzel ve anlardan ibaret iken. zor denilen şeyleri kendimiz yaratıyorken... develer berber pireler tellal iken... yürüyüş faslımıza geri dönelim bayanlar baylar... evet sabah 5:30'da uyanmak bendeniz için çok zor olsa da .. iş bir kere yataktan çıkmaya bakıyor.. hop bir bakmışsınız kendinizi adım adım ilerler halde bulmuşsunuz... belki size de heves gelir diye, beni yürümek için motive eden bir kaç unsurdan bahsetmek istiyorum...
. vücüdümün(dudaklarımı tamamen büzerek söylediğimi hayal edin ) vuku bulup şekle girmesi
. instagram hesabımda "coolum ben, sabah erken uyanıyorummm uleynnn, hepinize bin basarım, hele de kilocuklarımdan silkineyim, işte o zaman beş bin basacağım edası ile" bir dolu "günaydın" hashtagli fotoğraf paylaşabilirsiniz.
. Avon'un harika bir uygulaması var : Pembe Hareket ( Uygulamayı telefonunuza indirdikten hemen sonra her 5 KM yürümeniz, 5 TL Meme kanseri ile mücadele için bağışta bulunmanız anlamına geliyor )
. instagram ya da sosyal medyada takip ettiğiniz, "tanışsam ne de güzel olur yahu" dediğiniz kişiler ile karşılamak mümkün... karşılıklı merhabalaşmanız, günaydın selamı vermeniz çoook çoook olası . . . bana göre mor saçlı harika bir kadın, saçlarının rengine ve kendisine hayran olduğum Yelda İpekli ile karşılaşmak gibi...hem pazarlama hem yeni medya uzmanı.. alanım olduğu için değil... ışığı, enerjisi beni ilk görüşümde etkiledi...ki o benim farkımda bile değilken...instagram üzerinden de olsa varlığımdan haberdar oldu.. ve biliyorum ki bir sonraki karşılamamızda instagram nicknamemi :) söylemem beni tanıması için yetecek de artacak bile! heheyt:) sizlere başka güzel bir yazı da Yelda İpekli'de detaylıca söz edeceğim... herkes için harika bir keşif olacağına eminim . . .
Mor saçlı harika kadın "Yelda İpekli"
. ZT4C. ZT4Change ya da daha uzun hali ile "Zeynep Tamyüksel ile Değişim" bu uzun bacaklı güzel bayan ile tanışmam ve bir antremanına konuk oyuncu olarak katılmam mümkün oldu... isimleri yeni yeni ofis stajyerlerimden öğrendiğim bir dolu havalı güzel hareket ile tanıştırdı beni ..ki bu hareketler popişiminde çok havalı hale gelmesine yarıyorrrr yaaaaaaa ciciler :) kendisi ve antremanları için ayrıca bu hafta sizlere söz etmeyi planlamaktayım... dilerim Eylül'de başlayacak programına dahil olup gün be gün sizlere yazman şansım olur. . . ( cross fingers!)
ZT4Change!
P.s. "Barbunyada ayıklarım, blogda yazarım" aynen böyle valla :) bu başlık ile size harika geçen haftasonumun özeti ve yeni mekan keşiflerimi hem de bol görsel ile paylaşacağım... şimdiden hoşçakalın anacımmmm..
size güzel bir italyan deyimi öğreterek vedalaşmak istiyorum : "fare bella figura", iyi bir izlenim bırakmak, gösterişe kaçmadan elinden gelenin en iyisini yapmak, anlamına geliyor. Bunun üzerine düşünmek ve yazmak istiyorum.... Görüşmek üzere . . . Sevgiyle kalın . . .