somewhere over the rainbow

Somewhere over the rainbow
Way up high
And the dreams that you dreamed of once in a lullaby

Oh somewhere over the rainbow
Bluebirds fly
And the dreams that you dreamed of dreams
Really do come true


16 Haziran 2015 Salı

Her güne yeni bir macera ...



ben haftaya salıdan başlamayı seviyorum.. yeni başlangıçlar için güzel bir gün SALI
diyete başlamak için yeniden yüzmeye başlamak için yeniden ve yeniden yazmaya başlamak için
merhaba sevgili blogum ...

haftasonun özeti aslında güzel başlangıçlara gebe oldu..

sevgilimin en sevdiği alışveriş merkezi.. kulağa hoş gelmeyebilir belki ama biz orayı kocaman bir mutfak keyifli bir restoran gibi düşünüyoruz.. hangi avm'de yemek yerken iş çıkışı bir küçük bira keyfi yapılabilir.. bizim favorimiz hafif serin cuma akşamı için Citys'de sinema izlemek oldu.. öncesinde de keyifli bol sohbetli bir akşam yemeği yedik . . .



aşkın ilk hallerinin heyecanını güzel dokunuşlar ile anlatıyor ... ve San Francisco'da olasımızı getirdi bu güzel romantik film... ve ve bir kadın olarak her zaman olduğu gibi filmin başrol oyuncusu Blake Lively muhteşem fiziği ve harika şıklıkta giysileri beni benden aldı.. ayrıca erkek başrol oyuncusunu da ilk defa bu filmde karşılaşma şansı elde ettim.. kendisi Michiel Huisman ...çok canlar yakarrrrrr... cıssss derecesinde ... akşamımızı burada noktalamayıp Ankara'dan gelen yolcumuzu karşıladık ve Espresslab'ın İstikal'in başındaki şubesinde ahşap masalar eşliğinde gece yarısı kahvemizi yudumladık.. en güzel şey ise böyle keyifli bir akşamın ardından eve yürüyerek dönmemiz oldu.. küçük minik aşk yuvamızı en çok sevme nedenim bu olsa gerek  :)

Cumartesi sabahına ise en sportif faaliyet ile başladık.. kuzenler ve kızlar grubu olarak toplaştık.. Belgrad'a doğru yol aldık.. pek tabi ki pek çok şeyi tersten yapmayı sevmem ve de yemek yemeyi sevmem hem de kızların çok acıkmış olması vesilesi ile önce güzel bir kahvaltı ve ardından 1 saatlik 6 km lik bol dedikodulu bir yürüyüş gerçekleştirdik . . . haftaya cumartesi sabahı "adım adım çaylaklar" grubuna katılmak için güzel bir davet aldık..


güzel başlayan cumartesi sabahına Yeniköy'de kahve derken küçük atıştırmalıklar ve güzel sohbet ile devam ettik..

peki cumartesi akşamımı ne yaptık.. elbette ormanda başlayan gün çimlerde devam etti. Arkadaşlarımızdan aldığımız davet ile Caddebostan Şaşkın bakkal civarı çimlere sandalyelerimizi... içeceklerimizi ve kendimizi attık...

Pazar sabahı minik Aşkım, sevgilim ve hayatımın melekleri ile Big Man'in yaşadığı şehre günübirlik bir seyahat gerçekleştirdik ..

 Bahçede meyveler toplayıp kelebeklerin dans edişini seyrettik ... Birbirine sarılıp uyuyan bir sarı ve bir kara kedinin rüyası ile bahçeye veda ettik .. Minik aşkımın ilkleri..

 kirazı bütün yemeği öğrenmek.. dalından erik toplamak.. ağaca tırmanmak.. tulumbadan su çekmek.. upuzun bir yolda tek başına ve korkmadan yürümek.. 

onun ilkleri ve bizim huzurumuz .. feribot yolculuğumuz tok martılar yerine balıkları simit ile doyurmamız ile başlamıştı.. dönüş ise birbirimizi çektiğimiz bir dolu keyifli fotoğraflar ile taçlandı..


Ve bana göre haftanın başı... bu güzel salı akşam üstü bize bol yağmur getirmekte :)
Bloguma yeniden başlama hevesimi ateşleyen, Büyükşener hocam ve beni her daim yazmam konusunda destekleyen biricik sevgilime sonsuz teşekkürler ... seni seviom...


yürüyüşlerimize başladık... blogumuza yazıyoruz.. ve daha aktif bir blog yazarı olarak sizle maceralarımı paylaşacağıma söz veriyorum ...
ve veeeeee ve yeniden yüzmeye başlasak her şey daha da harika olur sankimmmm ....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder