Komşularınızı hiç düşündünüz mü ?
"Komşuluk" olduğu yıllarda büyüdüm... ve benim çocuk oyunlarım arasında "evcilik" oynarken "komşuculuk" diye bir çeşidi bile vardı.
Uzun bir süre, pandemi de buna dahil komşularımızdan uzak kaldık. Komşuluğa dair güzel atasözlerimiz vardır. "Ev alma komşu al".... gerçi ev sahibi "değişik" komşuları ile karşı karşıya kalan arkadaşlarım da oldu. Ama şimdi ne bunu düşünüp içimi karartacağım ne de sizi şişireceğim..
Komşuluk kavramını komşuluk yapmayı çok sevdim. Hala yılbaşında göremesem de hediye olarak kitap alıp kapısına bıraktığım... ve memleketine her gidişte bana avakado hediye getiren çok tatlı komşularım var benim...
hala komşuluk yapar ve de komşularımı çok severim.. Bir ömür boyu dilerim heeeep böyle olur :)
Doğup büyüdüğüm semtten dört beş yıl ayrı kaldım. pek dönmek pek de gitmek istemezdim. Eski yaşadığım binanın önünden geçerken içimi bir hüzün ve de bazen mutsuzluk kaplardı.. Evi sevmez sokağı sevmezdim. Pandemi öncesi kendi seçimimle ev bulup taşındım. Eski semtim ve yaşadığım bina sadece ailemi ziyaret ettiğim bir yer olmuştu, yaşarken son yıllarda yalnızlaştığımız, ortak kararlar almakta uzlaşma sağlayamadığımız insanların olduğuna inandığım, eski ve bakımsız bir yapıda ve o bakımsız binadaki evlerinden yaşayan çoğu huysuz komşularım.
Pandemi vesilesi ile ailem de oradan taşınıp, ilk defa kiracı oldukları bir başka, uzak semte geçip yaşamaya başladı. Yeni yerimiz evimiz, doğa içindeydi ve bize çok tatlı geldi. Şükürler olsun, pandemide sürecinde yaşadığımız ev hem de ilçe bize öyle güzel kucak açıp, öyle korudu ki. Teşekkürler o güzel semte ve o güzel eve...
Kiracılar ve ev sahiplerinin birbirine kanlı bıçaklı düşman olduğu bir dönemdeyiz,tarih bunu böyle yazdı :) biz filmi çok uzatmadan ve kanlı sahnelere geçmeden, kiracılığımıza son verip eski semtimize geri taşındık..
Taşındığımız ilk gün bizi kapıda karşılayan komşular, verilen selamlar ve alınan hoş geldinler, beni çok mutlu etti. Aradan çok geçmeden bayram zamanı geldi çattı, çok güzel oldu.Çocukken tek tek kapılarını çalıp, bayram şekeri topladığım komşularımızın yeniden kapılarını çaldım.Ve yeniden çaldıkları kapıda onları karşıladım.Eskiden bir rutin haline gelmiş ve kıymetini yitirmiş bayramlaşmalar, bu bayram nasıl tatlı geldi anlatamam...
Ömrüm boyunca en sevdiğim ve seveceğim komşumuza, bayramın ikinci akşamında ailemle konuk olduk. O akşamki sohbetimizin tadını size anlatma çabamdır, bugünkü metni yazma sebebim.
Sohbetin tatlılığı; dertler, mutluluklar, hastalıklar, hüzünler, şakalar, eskiler yeniler, fazlalar, eksikler, büyüyenler, yaşlananlar, kaydedilenler, yenilenenler... herkes anıldı ve de her şey konuşuldu.
Komşuluğun fazla olduğu eski günlerde terapiste, psikoloğa ya da psikiyatriste gitmeme sebebi ya da tam tersi halde, günümüzde fazla gidilmesinin sebeplerinden birini buldum o sohbetler içinde.. Evraka!
Sohbetler ya da edilmeyen sohbetlerde. Komşuluk olan her anda bir paylaşım var. Asıl gerçek bu. Kapısını çaldığın komşunun sohbeti olmasa da, derdinle kapısını çaldığında o kapıyı açıp seni içeri alıyor belki örgüsüne ya da iş döngüsüne devam ediyor. Olsun, sen o konuşmasa da anlatıyor, içini boşaltıp, "görüşürüz komşu" deyip yarın, yine çalıp kapıyı, geliverecek olmanın iyi hissiyle ayrılıyorsun.
Biliyor musunuz; ben ilk beyaz pilav pişirmeyi öğrendiğim zamanlarda, on daireli apartmanın her katında, her akşam bir komşuya gidip pilav pişirirdim... uzunca bir süre ustalaşana kadar sürdü bu. Yazları ise yazlık komşularımıza her iki günde bir "Hande kurabiyeleri" altında tuzlu pastahane kurabiyelerini yapıp dağıtırdım..
Hepsi ve her şey zamanla unutuluyor. Bu bayrama şükürler olsun ki, bana eski güzel zamanları hatırlattı. Şunu da düşünmedim değil, "kızım Hande yaş alıyorsun, eski güzel günleri hatırlamak seni mutlu etti". Bu olabilir elbette. Ancak beni mutlu eden, çocukken belki de ilk gençlikte sahip olduğun çok değerli bir şeye...şimdiki halinde yeniden kavuşmak sevinci, beni mutlu eden asıl bu...
Tıpkı... hafta içi, hafta sonu hiç farketmeksizin, ağaçlar azalsa da, binalar çoğalsa da, hala aynı mahallede aynı sokakta, sabah güneşi pencereden vururken kuş cıvıltısı duyabilmek! hala kuşların ötüyor olması...her şeye rağmen.
şükürler olsun size kuşlar... komşular...