somewhere over the rainbow

Somewhere over the rainbow
Way up high
And the dreams that you dreamed of once in a lullaby

Oh somewhere over the rainbow
Bluebirds fly
And the dreams that you dreamed of dreams
Really do come true


12 Temmuz 2015 Pazar

Barbunyamı da ayıklarım . . . Blogumu da yazarım . . .







Bu yazıya başlamadan az önce barbunyaları ayıplayıp, tenceremi kaynatmaya başlamıştım.. sonrasında sevmeler sevişmeler.. gezmeler dolaşmalar ile devam edemedim yazmaya; ancak bu güzel konu başlığım taslak olarak kalmıştı.. silmeye kıyamadım.. buradan kaldığım yerden yazmaya devam ediyorum sevgili okurlar :)
Bugün geçtiğimiz hafta söz etmeye niyet ettiğim, Fener-Balat'taki Byzas Cafeden sizlere seslenmeyi düşünüyordum.. baktım hava henüz sıcak, klima karşısında yazmak daha rahat... söze başlayıp, belki orada noktalarım.. iki güzel insan, iki güzel aşığın kendilerine mekan seçtiği, bizleri sizleri konuk etmekten, ağırlamaktan tat aldıkları, sizin de sohbetlerinden ve birbirinden leziz kahvelerinden tat alacağınız bir mekan... yaklaşık 2,5 yıl önce mekan ile, daha sonra onlar ile tanıştım...bir daha da ayrılamadım... kendileri gibi hikayeleri güzel.. ve bu hayatta kendilerinin inandıkları biçimde, bizim ışığımız olan iki güzel insan.. Yanni ile Deniz.. internette Fener der ve isimlerini araştırırsanız güzel hikayelerine rastlarsınız... tamam tamam... endişe etmeyin sizler ile hikayelerini ve mekana ait güzel fotoğraflarını paylaşacağım . . . 

Bizimkisi bir Aşk Hikayesi... siyah beyaz bir film gibi biraz . . .






Bu arada dostlar, şimdi geldim burdayım ! size Byzas Cafe'den ses vermekteyim.. kare kare örtüler, mis gibi Türk kahvesi, sakızlı su... ve çiçekler . ..  sevgilim ise karşımda ... değmeyin keyfime ! Bakın bu pozum da sizler için, Sevgilim ÇEKTİ !!!


Yanni geçen hafta sohbet ederken şöyle söyledi : "Deniz'e dedim ki, 70 yaşına kadar yaşayacak olsam, 30 yaz daha birlikteyiz, gel o sebepten, yazlar artmayacak,her günü bir diğer günden daha güzel yaşamaya bakalım...." işte böyle onların yaşam anlayışları, hayata bakışları ve gönülleri... Onları ziyaret edip, sohbet ettikçe içim açılıyor, gönlüm ferahlıyor. İyi ki varsınız sevdalılar ! Diyeceğim şu ki dostlarım, hayatı her geçen gün bir daha yaşamayacak kadar çok severek yaşayın dopdolu ve takılıp kalmadan. . . 

Kınalıada keyif köşelerinden de söz edeceğim size; minik İstanbul turları ile keşifler yapabilirsiniz. İstanbul kadar güzel bir şehir yok, boğazı ve beş güzel adası olan başka bir şehir henüz görmedim, gezmedim... Yurtdışına bol seyahatler yaptığım zamanlardan kalma güzel bir alışkanlığım var, sizlere de tavsiye ederim: İtalta'ya, İspanya'ya gideriz, küçük mekanlar keşfeder bayılırız ya, parklar bahçeler görür niye bizde de yok deriz, ahlanırız ya.. işte ben bunun tam tersini yapıyorum, gittiğim, gezdiğim, dolaştığım güzel yerlerden nasıl keyif alıyorsam, yaşadığım şehirde, ülkemde güzel yerler keşfedip, uzak diyarlardaki gibi keyif alıyorum... parklar varsa, yalnızca yanından geçip gitmiyorum; yürüyüş için içine giriyorum, ailem ile piknik yapıyorum, arkadaşlarım ile  her fırsatta park sohbetleri tercih ediyorum...  Başka bir örnek daha vereceğim size, mesela siz hiç şık kıyafetlerinizi giyip, vapura binip, Haydarpaşa'da inip, sevgiliniz ile Gar lokantasında keyif yaptınız mı ?! işte böyle şeyler anlatmak istediğim... İçinde bulunduğumuz şehir, Bursa, Ankara, Adana... neresi olursa olsun şehirdeki alanlara, mekanlara farklı gözler ile bakmayı deneyin, oranın sizin zevkinize uygun hala gelmesini beklemeyin, keyfinize zevkinize uygun hale siz getirin... Kişilere olan tavrımız gibi, mekanlara olan tavrımız da onların bize yaklaşımını değiştirir, bir bakmışınız, kocaman mekanlar sizi kucaklar olmuş.. ne dersiniz hadi gelin bu hafta bir mekan, bir park, bir bahçe gözünüze kestirip bunu deneyin :)



Geçtiğimiz Pazar ziyaret ettiğimiz mekanlardan biri de Kınalıada idi, vapur iskelesinden sağa doğru devam edip, plajları geçtikten sonra yol sizi, daha sessiz daha sakin adanın arka kıyısına götürüveriyor... orada denize karşı keyif yapabilir, İstanbul kıyılarında yüzebilir, buz gibi bir şeyler yudumlayabilir, gün batımına doğru arkadaşlarınız ile keyifli sohbetler edebilirsiniz. 



Biraz daha ilerlerseniz, adanın iskeleye 300 metre yakın arka kısmında mangal mekanları ile karşılaşıyorsunuz. Et siparişinizi adanın kasabından kendiniz verip, mangalı yaktırıyorsunuz, bundan sonrası değmeyin keyfe... ve inanılmaz derece de uygun fiyatlar ile ziyafet sizi bekliyor... patates ve cacık istemeyi unutmayın :) "buz buz bebek" ! = " ice ice baby "



Popüler mekanlar yerine kendi popüler mekanlarını yaratmak... Fener-Balat bölgesi bir buçuk yılı aşkın süredir popülerleşme yolunda emin adımlar atıyor.. Muhiti süsleyen, duvarları renklendiren misafirler gelmeye başladı bile... ancak korkumuz semtin ruhunu kalabalıkların olumsuz yönde etkilemesi.. dilerim bu olmayacak... Balat ve Fenerin aşkını, ruhunu, keyfi bozmadan yaşatmaya devam edeceğiz. . . söz değil mi? biz kalabalıklar değil, oradaki güzelliklerden tatmaya ve renk katmaya gelen misafirler olacağız. . .




Fener Byzas Cafe keşfinizi bekliyor. Buyrun gelin dostlar! Dondurmalı kahvemi yudumlarken ben, çıt pıtı size yazmaktayım... Çok kalabalık olmadan, sakin sakin, buyrun gelin, bu güzel insanlar ile tanışıp, keyifle leziz kahveleri yudumlayın, sohbetlerinden tadın . .

Sevgiler,

p.s. I love Marilyn                       

                  Ya Sas, Ta Leme!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder