Yeniden yazmaya başlamayı düşünürken aylar öncesindeki seyahatimizden mi söz etsem ..?
yeniden ve yeniden gelip gönlüme oturan Ayvalık'tan söz etmek mi...?
yoksa bir kaç gün önce, kafamın çevresinde ilham perileri uçuşurken yazmayı istediğim uyku ve uyanıklık arasındaki halden mi söz etsem...
Bugünlerdeki en favori "kendi kendime - attention please- sentence" sahaya İN!! Hande !! Handeciğim!
O zaman en sevdiğim hal ve hallerden uyku hali, ben ona en çok şekerleme demeyi severim... bilenler bilir :) ve uykudan çıkmamak için bedenimizin bizle oynadığı sevimli oyunlara hadi gelin birlikte bakalım...
işte tam da şuan yazarken nasıl havaya girdim bir görseniz.. her güne bir macera = her günü bir yazı ile devam etmek, şuan içimden fışkırıp ilhamla geliyor sevgili okuyucular.. yandınız !!
bir de elbette yazarken en büyük kaygım.. tek ve sadık takipçimin bu yazıyı fark edip farketmeyeceği düşüncesi.. günler ve yıllar süren teşviklerinin işe yaramadığını düşündüğü için belki de beni takip etmeyi bırakmıştır... Hmm !? ne dersiniz sevgili okur ...
bu kadar teknoloji içinde işlerde olsam da teknolojiyi bu kadar kullanabilmekteyim.. işte yazıya görseller eklemek bağlantılı kelimeler bulmak gibi gibi blog yazma ile ilgili detaylar, bir öğretmen gibi sıkıştırıyor... hemen PLEASE ATTENTION uyarısı ile kendimi kendime getiriyorum...
ve gelelim UYKU HALİNDEN ÇIKMA hallerine ..
Derin uykumdan ilk gözümü açtığım da bu bir tuvalet ihtiyacı olabilir... bir ses olabilir.. bedenin fiziksel olarak uykuya doyması olabilir.. ancak genel olarak söz etmek istediğim bu UYKU HALİNDEN ÇIKMA halleri / durumlar işte uykuya doyduğunda bedenimiz olmaz.. tatlı uykudayken çişimizin gelmesi ya da bir sesle ... ya da yatağımız paylaştığımız sevdiğimizin bir hareketi ile de olabilir.. o uyku halinden o tatlılıktan çıkmak istemezsiniz... güne gözü açmak ile uyku hali arasında kalmak için bir bağlaç seçersiniz.. fiziksel olarak bunun hiç farkına vardınız mı ?
mesela gözlerinizi tamamen açmadan yataktan kalkmak.. tabi bu türlü tehlikelere.. bir yerlere çarpmaya ya da yanlış yerlere yanlış işler yapmaya sebep olabilir en azından benim için... çok uzun zamandır sanırım ömrüm kadar yapmakta olduğum ve kısa bir süre önce farkına vardığım... HALİMMM...
Bir Gözüm Kapalı Halde Kalmak :) her ne yapıyorsam yapayım.. eğer o uykunun tatlı haline kaldığım yerden devam etmek istiyorsam bir gözümü açmadığımı farkettim... yataktan çıktığım halde ve her ne yapıyorsam yaptığım şeyin süresi uzasa dahi, benim tek gözümü kapalı tutma halimde devam ediyor.. sanki bedenimi iki paralel evrende bir arada tutuyor gibiyim...
bazen de farkettiğim şu oluyor.. uyanmam gerekiyor.. yüzümü yıkıyor.. dişlerimi fırçalayıp..günlük sabah rutinlerimi yerine getiriyorum.. uykumu tam alamamış ve biraz daha devam etmek arzusundaysam... dışarıdan bakıldığında uyanıklık halinde ne kadar yol kat etmiş olsam da... yeniden yatağa ve yastığa dönüp uykuya devam edebiliyorum.
Burada bir kamu spotu girelim: eğer zihin uyandı ise ve yapılacaklar edecekler zihinde dolaşıyor ise beyne, bedene, akla işkence etmeyi bırakıp hemen o yataktan kalkın, yastıktan başınızı kaldırın.
lisede bir kız arkadaşım.. koşarken.. koşması nadir olurdu. beden dersinde. mendil kapmaca yarışında.. koşu yarışmasında.. okul bahçesinde ya da sokakta koşmasını gerektiren bir durum olduğunda.. heyecanını.. utanmasını bastırmak için kendi kendine şarkı mırıldanırdı.. aslında şarkı da denilmez... "çastırı çastırı" diye mırıldanırdı... herhalde Huysuz Virjin'den ilham alıyordu, bilemem :)
çok sonraları kendimde farkettim ki.. koşarken ben de benzer sesler çıkarmaktayım.. bu seslerin bendeki işlevi koşmayı sürdürmek için kendimi motive etmek oluyor.
bir de bedenimizin üzüldüğümüzde ya da sevindiğimizde verdiği tepkile r var.. bedenin hareket halleri söz konusu... ben aşkla dolu halde ve çok sevindiğimde.. hani bu whatsapp ikonlarında var buna benzer bir şey.. kollarımı bedenimin iki yanında yumruk yapar..sağa sola bedenimi ve kollarımı hareket ettirirdim.. sevdiğimin oğluşu bebekken sevindiğinde benim bu hareketimin aynısını yapardı... biz de öyle fark etmiştik... insanın kendi kişisel tarihinde bu hareketlerimiz zamanla değişmekte ya da farklılaşmakta belki.
yazdıkça merak ediyorum.. sevdiklerimiz çevremdeki kişileri düşünüyorum... endişe halinde sevinç halinde.. farkında olmadan yaptığınız hareketler var mı ??
aslında ben daha çok olumlu şeyleri düşünmek yazmak sizle de birlikte düşünmek istiyorum...
endişeli halleri boş verelim şimdi.. sevindiğimizde .. mutlulukla heyecanlandığımızda.. ya da tatlı bir uykudan alıkoymak istemediğimizde nasıl haller içinde buluveriyoruz kendimizi ??
sevgiyle, şefkatla ve şehvetle kalın !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder