Lodos kokan şehrimde tanıdım bildim sevdim onu. . . şair . . .
Seni de o şehide sevmeyi düşledim . . . seni sevmeyi sana sarılmayı seninle sevişmeyi Sevgili . .
Gecelerini sabahlarını günlerini gündüzlerini sevdiğim şehir . . .
Gözlerini gönlünü bakışını dokunuşunu sevdiğim Sevgili . . .
" Uzun bacaklı bir yaban hayvanıydı aşk
Harıl harıl onu arıyordu İstanbul, duyuyorduk
Galata Kulesi'ndeydik, başın omzumdaydı
Kule döne döne içimizdeki gökyüzüne akıyordu
sevgilim
Yüreğimin ipleriyle dudaklarına indim senin
Göz biliminden ten bilimine dönüşürken aşkımız
Kule'den aşağıya fırlattım beynimi
"Dalgın şair!" dedi Einstein, Niels Bohr'a dönerek
"Baksana, unutmuş beynine kanat takmayı!"
"Yürekle beyin arasındaki en büyük belirsizliktir aşk" diyerek söze karıştı Heisenberg
"Belki de, iki yüreğin aynı dalga boyunda buluştuğu bir salınımdır o !" dedi Louis de Broglie
"Aşk, bir kara cisim ışıması değil midir?" böyle sordu Max Planck da dayanamayıp
Işık tozuna bulalı gözleriyle
"Kendinize geliniz efendiler!" diye söylendi Takiyüddin
"Bilimle açıklanamaz aşk, şiirle açıklanabilir ancak!
O, uzun saçlı bir yıldızdır; yüreğin içinde taranır" bence sevgilim
Söylendikçe bizim olan bir şarkıdır aşk
Dikey bir şiirdir bütün kuşları aynı anda havalandıran
Galata Kulesi'nden aşağıya fırlattım beynimi,
Söylemiştim bana bakan uzun bacaklı bir yaban hayvanıydı aşk
Aşağı tükürsem dördüncü Murat yukarı tükürsem Hezarfen Ahmet Çelebi
Ağzımın içinde dilin, bulutlarımı ıslatan gökırmak
Sonsuzluğu ikiye bölmektir aşk, kasığına yazdığım ak yazı sevgilim
Ağzına düşerken yanardağının
Kanatlarım ol benim
Kafeslerinden soyundur kuşlarımı
Balıklarımı çıplakla tuzdan
Cenevizli boynumu sev, Venedikli sırtımı, Osmanlı kokan saçlarımı
Anadolu'dan gelen gözlerimi
Peralı bakışımı sevgilim, İstanbullu ellerimi bana beni anımsat sensizken yitirdiklerimi
Kule'den aşağıya fırlattım beynimi, bir yerlerde yazmıştım
Bak işte
Bir çift martının yanından geçiyor düşerek, irice olanı " Herifin biri kafayı yemiş yine!" diyor
"Sen aşktan ne anlarsın koca gaga!" diye söyleniyor diğeri
Sevgilim onlara aldırma sen
Yalnızlığın kabuğuna çekilip
Kendi içime düşerken bile
Kanatlarım
Kanatlarım
Kanatlarım ol benim "
Akgün Akova
Hüzün kovan kuşu gelmiş, gecenin yanağına konuvermiş . . .
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder