Çevremi seyre dalmaya bayılırım; insanları, birbirlerine davranışlarını ve tepkilerini incelemeyi severim. Son zamanlarda çevremde gördüğüm şey, kadınların erkeklere dokunduğu, kadınların erkekleri okşadığı bir dünya haline geldik. Tam da bugün bunun hakkında yazmak istedim.
Öğle yemeğimi yerken bir kuytuda sohbet eden çifte gözüm takıldı. Kadın 20-25 dakika boyunca erkeği okşuyordu; göz kapaklarını, alnını, yanaklarını, saçlarını . . . Ama erkek daha yüzeysel, yalnızca dokunması gerektiği için, neredeyse 30 dokunuşa 3 kez sırta "ahbap merhaba" dokunuşu ile karşılık verdi. Olması gereken bu muydu ? Kadın çok mu talepkardı ? Neden adam aynı karşılığı vermiyordu ? Kadının bu ilgisi adamı baymış mıydı? Kadın kendini bir konuda affettirmeye ya da adamı bir konuda ikna etmeye mi çalışıyordu ?
Eskiden çok eskiden beyaz atlı prensimi dilerken aklımdan geçen tek şey erkeğimin "hem şehvetli hem şefkatli" olmasıydı. Buna ait bir kısaltmam bile var : ŞEVKET !
Erkek dediğin hem bedenini hem ruhunu okşamalı kadının! Ama günümüzde böyle değil. Burada erkeklere mi kızmalı, kadınlara mı bilmiyorum. Erkekler neden bu kadar çabuk kolaya alışıyor.
Biz erkeğimiz elimizden gidecek diye normalden daha mı sahiplenici ve kabul ediciyiz ? Erkeğim bugün bana soruyor : " ağlamanın hesap edileni mi olur ? " Olur sevgilim, olur aşkım, ben ne kadınlar tanıyorum ve biliyorum ki; erkeği aptal yerine koyarak, her hangi bir konuda, ona dürüst davranmayarak ve yalnızca kendini düşünerek, istediği şeyi elde etmek adına planlayarak ağlayan, gülen ve sevişen ! İşte böylece yazık oluyor ruhlara ve yaşanacaklara . . .
İnsan sevdiğini içinden geldiği gibi ve karşılık beklemeden okşamalı, erkek kadın ayrımı yapmadan, ruhları müzikle, kitapla, sanatla ve sevgiyle okşamalıyız... Tenler ise birbirine değmeli, sanki patlayan şekerin ağzımızda bıraktığı minik mutlu eden pıtırtılar gibi, kalbimizde öyle güzel hisler yaratmalı.. Sevmek de sevişmek de, okşamak da okşanmak da hesapsız olmalı !
Hayat adı gibi yaşanmalı, aşkla, sevgiyle, tutkuyla...Ve mutlaka bir kedi de olsa, bir kuş da ya da bir sevgili . . . Bir eş ile paylaşılmalı...
Bu şehvet dolu yazımı size en sevdiğim şarkılardan biri ile nokta koymak istiyorum...



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder